Ben kışları sevmem, sonbahar da bana hüzün verir. Ben yaz insanıyım ama Kasım ayı benim için hep dopdolu ve heyecanlı bir ay.
Dün Bal’ın doğum günü olduğunu yazmıştım, Bugün sevgili eşim ve benim evlilik yıldönümümüzJ
Üstelik Bal ve Karabiber’in teyzesi ona da bundan sonra “teyte“diyelim. Bir “sabbatical” ı bitirip iş hayatının dalgalarında dans etmek için yeniden yelken açtı.
Sabbatical’ın açıklaması sözlükte şöyle geçiyor ”A sabbatical is usually a retreat from the job you are doing. It may be used to do research or just recharge”. Yaaanii dinlenmek, araştırmak ve yeniden yüklenmek için iş hayatını nadasa bırakmak. Türkiye’de var mı bilmiyorum, ama elin adamı düşünmüş bunları. 10 yıl aralıksız bir işte çalışırsan beynin süngere, ruhun pas pasa döner… O zaman 10 yılda bir git biraz arın, temizlen, başka manzaralara bak, içinin sesini dinle, bilgisayarın başına sen istediğin zaman otur ki, benim için verimli bir adam-kadın olasın. İnsan 10 yıl hep aynı yerden aynı manzaraya bakarsa ne kadar akıllı olursa olsun yaratıcılığını ve isteğini yitirir. Ama sabbatical almak da cesaret işidir, herkes de yapamaz. Velhasıl, “teyte” yaptı, çok da iyi oldu…Şimdi yelkenleri yeniden şişiriyor… Yeni bir yolculuğa başlıyor. Yolun hep güneşli olmadığını hepimiz biliyoruz. Ama şans yanımızda olursa.... güneş, fırtına farketmez...
Gelelim bizim evlilik yıldönümüne… Bizim ki bir tür beşik kermesidir:))) Eşim ve ben 11 yaşından beri birbirimizi tanıyoruz… Anadolu Lisesi sınavlarını kazanıp 11 yaşında 7 yıllık uzun bir yolculuğa başlamıştım. Sınıfta kapkara ama gerçekten kara, bir çocuk varJ Saçları çok düz olmasa zenci olabilir, ama bu saçlar bir zenci için çok düz… Meğer çocuk 3 ay deniz kenarında kalmış ve fırında fazla beklemiş kurabiye gibi yanmışJ)) eee zaten esmer, olmuş mu sana Arap dudağı gibiJ Bir de yaramaz benim gibi bir prensesin işi olmaz böyle biriyleJ
Ama tanrının en çok sevdiği şey insanlarla dalga geçmek. Gel zaman git zaman 7 yıl lisede aynı sınıfta okuduk, eğlendik, korktuk. Çocuk benim hayattaki en iyi en yakın arkadaşım oldu. Üniversitede de aynı okuldayız, üstelik fakültelerimiz de karşılıklı. Hala çok yakın arkadaşız ve kardeş kardeş geçinip gidiyoruz. "Aslında o kadar da yaramaz değil hatta çekingen bile" demeye başladım... Onun kız arkadaşları oluyo bana anlatıyor, benim erkek arkadaşlarımı o tanıyor. O benim ağlama duvarım aynı zamandaJ Ama biz farklı karakterleriz aslında, o az konuşmayı çok düşünmeyi sever, ben çok konuşmayı az düşünmeyi;) Geldik 2. sınıfa, aaaa gezegenlerin yeri değişti, onun kurduğu bir cümle ikimizin de hayatını değiştiriverdi. Oldu mu benim kardeş, benim “sevgili”J etrafımızdaki herkes önce şaşırdı, ama bu yeni halimize alışmaları çok kolay oldu. Onlar için kolay olan şey bizim için o kadar da kolay olmadı tabii. El ele yürümek için bile 3 ay uğraştık. O çocuk 18 yıldır benim "sevgilim", 13 yıldır benim “kocam”. Duvarlara çarptık, birbirimize kızdık, anlaşamadığımız bir sürü şey oldu ama çok sevdik… Birlikte büyüdük. Şimdi Bal ve Karabiber’i ve beraberinde kendimizi birlikte büyütüyoruz. İyi ki o çocukla evlenmişimJ



Evet , bugün 1,5 yıldan sonra tekrar okula dönmenin heyecanı içindeyim.Evet , gerçekten de iyi geliyormuş bu sabetikal:))Haa , kurumsal hayatı özlemiş miyim? Biri bana şuan başka bir cazip teklifte bulunsa anında ordayım , eee yoldan bi kere çıkan hep çıkar:))
YanıtlaSilYıldönümünüz kutlu olsun , nice güzel senelere elele!
Teyte:)
sizin ailenin geninde yazmak var galiba. Bayıldım bu hikayeye :) Takipçiyim artık :)
YanıtlaSil